Yazı-yorum

Vâ-Nû’dan bir Jack London Öyküsü

Çeviri Tarihinden Sayfalar’da daha önce yayınladığımız bir yazıda daha ismini andığımız Vâ-Nû (Vâlâ Nureddin, 1901-1967), Jack London’ın bir öyküsünü Akşam Gazetesi için “Cellât Köpek” başlığıyla çevirmiş ve bu öykü, 28 Haziran 1929’da başlayıp muhtemelen 9 Temmuz 1929’da son bulacak şekilde günlük tefrika edilmiş. Muhtemelen diyoruz zira öykünün son parçasının yer aldığını tahmin ettiğimiz sayıya bilgimiz

By |2020-07-11T21:35:27+03:00Temmuz 10th, 2020|Categories: Çeviri Tarihinden Sayfalar|Yorum yok

Çağdaştan Güncele, Eserden İşe: Bir Çeviri Hikayesi*

  Elçin GEN Türkiye’de görsel sanat alanında “çağdaş sanat”a karşı “güncel sanat” tartışması epey bir süredir gündemde. “Güncel sanat”, 1990’lardan beri bu kavramı kasten veya gelişigüzel kullanan sanatçı, küratör, eleştirmen, yazarlar vs. yoluyla, iyi kötü billurlaşmış pratik bir alana dönüştü. Bu pratik billurlaşma, zaman içinde sınırları hayli keskinleştirilmiş bir ideolojik kutuplaştırma halini aldı. Bu kutuplaştırmanın

By |2020-06-29T16:05:07+03:00Haziran 28th, 2020|Categories: Çeviri üzerine|Yorum yok

Bir Çeviri Nasıl Okunur?

Merve Sevtap ILGIN Lawrence Venuti “How to read a translation” (2013) başlıklı makalesinde okurların çeviri metinleri nasıl okuması gerektiğini örnekler üzerinden açıklayarak sıralamıştır. Bense çevirmenlerin çağımız kapitalizmine nasıl bir postmodern direniş gösterdiğini irdelediği “Translation, Simulacra, Resistance” (2013) başlıklı makalesinden ilhamla, Venuti’nin bir çevirinin nasıl okunması gerektiğini ele aldığı bu makaledeki görüşlerini, yayıncılık dünyasına hâkim

By |2020-06-28T12:23:49+03:00Mayıs 27th, 2020|Categories: Çeviri üzerine|Yorum yok

1947’de Bir Çeviri Atölyesi*

  (Sam Lewis ve André de Richaud) 1947’de Akşam gazetesinin sayfalarında[1] bugünün okuru için heyecan verici bir “çeviri atölyesi” gerçekleşmiş. Vâ-Nû (Vâlâ Nureddin, 1901-1967) Sam Lewis (1885-1959) adlı bir Amerikalı sözyazarı ve müzisyenin “Lord, you made the night too long” adlı şarkısının bir Fransız dergisinde[2] André de Richaud (1907-1968) tarafından yapılmış çevirisine rastlamış ve oturup

By |2020-05-13T16:09:53+03:00Mayıs 11th, 2020|Categories: Çeviri Tarihinden Sayfalar|Yorum yok

Ataç’ın Çeviri Eleştirisi

    ... benim tanıdığım Ataç, “durmadan konuşan”, “inançları, saplantıları tartaklayan, silkip arındıran, aydınlığa kavuşturan” bir Ataç değildi; beni daha ilk günü, yabancı bir dil bilip bilmediğimi sorduktan sonra Fransızcadan sınayarak “9.5 verebilirim size, 10 değil, bir an bocaladınız işte!” diyen, sonraki konuşmalarımızda ise Virginia Woolf üzerinde bir türlü anlaşamadığımız, Faulkner’ı “önemli olduğunu söylüyorlar, siz

By |2020-04-27T17:18:17+03:00Nisan 27th, 2020|Categories: Çeviri Tarihinden Sayfalar|Yorum yok

Muallim Naci’nin Diliyle Emile Zola

Çeviri Tarihinden Sayfalar bölümünde İngilizce ve Fransızcadan Osmanlıcaya veya erken Cumhuriyet Türkçesine yapılmış (bugün için telif hakkı bulunmayan) çevirilere özgün metinleriyle birlikte yer veriyoruz. Amacımız, çevirmenlere ve okurlara eski çevirilerden tadımlık bölümler sunarak, bunların dillerini ve üsluplarını tanıtmak olduğu kadar, aynı zamanda yeri geldiğinde yararlanılabilecek bu tür kaynakları hiç olmazsa numune düzeyinde erişilebilir hale getirmek.

By |2020-04-25T12:02:39+03:00Nisan 15th, 2020|Categories: Çeviri Tarihinden Sayfalar|Yorum yok

Bir Yüzyıldan Diğerine Çevirmenin Bitmeyen Çilesi

Mustafa Asım Çalıkoğlu, 1900'ler Mustafa Asım Çalıkoğlu benim hiç tanıyamadığım büyükdedem. Kan bağının dışında bir ortak noktamız da bambaşka işlerle uğraştıktan sonra hayatlarımızın bir noktasında kitap çevirmeni olmamız. İnsanın büyükdedesiyle aynı işle uğraşmasının sonucu ise mesleğinin 80 yıl önceki durumunu bugünle kıyaslayarak inceleyebilmek oluyor. Asım Bey 1874’te doğmuş, 1969’da vefat etmiş. Genç yaşta

By |2020-04-13T14:01:52+03:00Nisan 13th, 2020|Categories: Çeviri Tarihinden Sayfalar|Yorum yok

Ahmet Nüvit Bingöl ile “Alman Felsefesi Üstüne Diyalog” Üzerine

Söyleşi: Damla Göl Metinde genel felsefeye de yer verilmiş, bu felsefecilerin öznel görüşlerine de... Siz bu metnin kapsamlı yapısına nasıl hazırlandınız? Ön okumalar gerekli oldu mu? Ahmet Nüvit Bingöl: Söyleşide Hegel, Kant, Heidegger, Adorno, Derrida, Marx, Levinas gibi birçok filozofun düşünceleri geçiyor; sonra kendileri de filozof olan Badiou ve Nancy’nin bu filozofları okuyuşları, yorumlayışları arasındaki

By |2018-09-03T11:46:59+03:00Eylül 3rd, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

İlkay Atay ile “Kale” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl İlk sorum Kale’nin anlatıcısı ile ilgili olacak. İlk bölümden itibaren onun da geliştiğini, değiştiğini görüyoruz. Peki bu sesi, bu değişimi, anlatıcının konumunun getirdiği üslubu çeviride yakalamak için nelere dikkat ettiniz? İlkay Atay: Başlangıçta nasıl bir tuzağın içine çekildiğimin farkında değildim. Öteki eserlerini de okumuş olduğum için yazarın kimliği hakkında kafamda hali hazırda

By |2018-08-03T10:09:56+03:00Ağustos 3rd, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Taylan Tosun ile “Ütopistik: 21. Yüzyılın Tarihsel Seçimleri” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl “Ütopistik ya da 21. Yüzyılın Tarihsel Seçimleri” ilk olarak 2001’de yayımlanmıştı ve siz bu yeni baskı için çevirinizi gözden geçirdiniz. Yıllar önce yaptığınız çeviriyi bugün tekrar okuduğunuzda neleri değiştirme ihtiyacı hissettiniz? Kendi çevirinizi redakte ederken nasıl zorluklarla karşılaştınız? Taylan Tosun: Immanuel Wallerstein benim ilk göz ağrım. Küçük bir broşür kitap çevirdikten sonra

By |2018-07-23T10:03:07+03:00Temmuz 23rd, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Zeynep Alpar ile “Bazen Derin Bir His” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Ken Kesey, Amerika’daki halkın gündelik hayatına, alışkanlıklarına, kültürüne, 60’ların yara beresine aşina bir yazar. Kitabında da bu özellikler göze çarpıyor. Çeviri esnasında döneme, kültüre ilişkin nasıl araştırmalar, okumalar yaptınız? Zeynep Alpar: Temel kaynağım Youtube oldu diyebilirim. Çünkü bu kitap müzikle dolu bir kitap. Zaten adı da, Leadbelly’nin Good Night Irene şarkısında geçen

By |2018-06-18T12:22:39+03:00Haziran 17th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Murat Erşen ile “Yalnızlığın Felsefesi” üzerine

Söyleşi: Damla Göl Lars Svendsen’in “Sıkıntının Felsefesi” ve “Korkunun Felsefesi” adlı kitaplarında da sizin imzanız var. Üslubuna nispeten alışkın olduğunuz bir yazarı çevirirken neler yaşadınız? Bu çeviri süreçlerinde yazarla iletişime geçmeniz gerekti mi hiç? Murat Erşen: Aslında iki kitabın çevirisi arasında yaklaşık 10 yıl var. Sıkıntının Felsefesi’ni 2007’de, Korkunun Felsefesi’ni ise 2017’de çevirdim. Gerçi bunun

By |2018-06-10T22:03:54+03:00Haziran 10th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Demet Elkâtip ile “Bale Okulu” serisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl “Bale Okulu” 33 kitaplık keyifli bir seri ve şu anda 10 tanesi yayımlanmış durumda. Bir serinin tamamını çevirmenin kolay ve zor yanları nelerdir? Demet Elkâtip: Ben 12. kitabı da çevirdim, sanırım 11. kitap yakında yayımlanacak. Aslında özellikle kolay ya da zor bir yanı yok sadece konuyu iyi biliyorsunuz, karakterleri “tanıyorsunuz”, belli durumlarda

By |2018-05-28T09:09:21+03:00Mayıs 28th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Seda Çıngay Mellor ile “Hayatlarımın Kitabı” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl “Hayatlarımın Kitabı”, aslında bizden çok da uzakta olmayan trajedilere, yersiz yurtsuzluğa dokunan bir kitap. Sizin de kendinizi metinle, anlatılanlarla fazlaca özdeşleştirdiğiniz, onlarla birlikte üzüldüğünüz oluyor mu? Seda Çıngay Mellor: Çevirmenlerin sorunlarından biri bu aslında. Başka Dünyanın Kuşları’nda kitapta gayet önemsiz olan köpeğin öldüğü paragrafı çevirirken o kadar çok ağlamıştım ki o günlük

By |2018-05-20T21:38:28+03:00Mayıs 20th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Süreyya Çalıkoğlu ile “Yalnız Nar” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Çevirdiğimiz her kitap bir süre hayatımızın odağı haline geliyor. Peki, savaşın dokunduğu hayatları anlatan bir kitabı çevirirken çevirmenin ruh hali nasıl etkileniyor? Süreyya Çalıkoğlu: İnsanı üzen, kıran, karamsarlaştıran, öfkelendiren bir süreç oluyor. Haberlerde savaşı görmek de bu duyguları yaratıyor elbette, ama böyle bir romanda savaşın insan hayatını, toplumsal ilişkileri, kardeşliği, kültürü, ahlâk

By |2018-05-13T22:07:20+03:00Mayıs 13th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Mustafa Kemal Yılmaz ile “Usta ve Margarita” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Usta ve Margarita bizi Moskova’ya, Kudüs’e götürüyor, tarihi ve dini olayların etrafında geziniyor. Peki, bu yolculukta çevirmeni nasıl sorunlarla karşılaştı? Kültüre, coğrafyaya ve döneme özgü göndermeleri karşılarken neler yaşadınız?  Mustafa Kemal Yılmaz: Sovyet dönemi söz konusu olduğunda aklıma hep aynı atasözü geliyor: Yorgan gitti, kavga bitti. Yazarı Usta ve Margarita'yı yazmaya iten

By |2018-05-06T19:25:58+03:00Mayıs 6th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Elif Okan Gezmiş ile “Bir Psikiyatristin Anıları” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Irvin D. Yalom’dan hem “Bir Psikiyatristin Anıları”nı hem de “Günübirlik Hayatlar”ı çevirdiniz. Yazarın üslubuna aşina olmak işinizi kolaylaştırdı mı, yoksa daha fazla zorluk mu yarattı? Elif Okan Gezmiş: Yalom kitapları Türkiye’de hayli popüler, bunda çevirmenlerinin kuşkusuz büyük payı var. Keza ben de daha lisedeyken o çevirmenlerden okumuştum Yalom kitaplarını. Dolayısıyla üstümde bunun

By |2018-04-29T20:31:31+03:00Nisan 29th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Merve Sevtap Ilgın ile “Gizli Tarih” çevirisi üzerine

  Söyleşi: Damla Göl Gizli Tarih, Türkçeye daha önce de iki kere çevrilmiş bir kitap. Sizin yolunuz bu kitapla nasıl kesişti? Çeviri sürecinde sizi en çok ne zorladı? Merve Sevtap Ilgın: Donna Tartt ile ilk kez yazarın son kitabı Saka Kuşu’nu çevirmem teklif edildiğinde tanıştım, bu kitaptan sonra ikinci kitabı Küçük Arkadaş’ı da yine ben

By |2018-04-15T19:23:52+03:00Nisan 15th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Ne Kitaplar Çevirdim ki Yoktular

Deniz KESKİN Hasbelkader on yıla yakın zamandır çeşitli şekillerde çeviri yapıyorum. Makale, tez, kullanım kılavuzu, noter sözleşmesi, ihale evrakı, gübre analiz raporu, altyazı, tüzük, yurt yönetmeliği, veritabanı, bildiri, sunum ve asla aklıma gelmeyecek türlü çeşit içeriği masabaşında, işyerinde, konferans salonunda, toplantılarda, içki masalarında ve Yıldız Korusu’ndaki piknik masalarında bir dilden diğerine aktardım elimden geldiğince. Kitap

By |2018-04-10T00:23:38+03:00Nisan 9th, 2018|Categories: Çeviri üzerine|Yorum yok

Aybars Çağlayan ile “Kuyrukluyıldız” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Bu çeviriniz kuyrukluyıldızların kökenine, onlara ilişkin mitlere eğiliyor. Çeviri sürecinin epeyce araştırma gerektirdiğini tahmin edebiliyorum. Sizi neler zorladı ve bu süreçte hangi kaynaklardan faydalandınız? Ahmet Aybars Çağlayan: Açıkçası, bu eser sadece kuyrukluyıldızlarla ilgili değil. Yazarlar çeşitli yönleriyle kuyrukluyıldızları anlatabilmek için güneş sisteminin meydana gelişine kadar (yaklaşık 4,5 milyar yıl kadar) geçmişe gittikleri

By |2018-04-09T00:39:25+03:00Nisan 8th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

AYŞECAN AY İLE “BİR FİLM NASIL İZLENİR?” ÜZERİNE

Söyleşi: Damla Göl "Bir Film Nasıl İzlenir?" çok ilgi çekici bir kitap ismi. Peki bu kitap nasıl okunur, ne anlatır? Bir de çevirmeninden dinleyebilir miyiz? Ayşecan Ay: 3 yıl önce yine bir David Thomson çevirmiştim, Filmler Hayatımızı Nasıl Etkiler?. O kronolojik düzenlenmişti, bu tematik bir şema izliyor fakat üslup aynı. Yazarın derdi de aynı diyebilirim.

By |2018-04-02T00:13:16+03:00Nisan 2nd, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Çevirmen sözlüksüz kalınca: Bir ‘Unsurlara Dönüş’ hikâyesi

Haldun BAYRI Cioran’ın adını ilk kez 1980 sonbaharında, Galatasaray Lisesi’ndeki felsefe hocam Olivier Abel’den duymuştum. Bana ve benim gibi 12 Eylül şokunu yaşayan Stalinci arkadaşlarıma hararetle Tarih ve Ütopya’daki “Rusya ve Özgürlük Virüsü” yazısını okumamızı tavsiye ettiğini hatırlıyorum. O zamanki fransızcamla okumuş, pek bir şey anlamamış, o günlerin işkence ve cenaze ortamında onun o herşeyi

By |2018-03-30T11:49:01+03:00Mart 30th, 2018|Categories: Çeviri üzerine|Yorum yok

Mehmet Moralı ile “Kuantum Adam” ve “Zamanın Kozmolojik Tarihi” üzerine

Söyleşi: Damla Göl Kuantum Adam’da Feynman’ın hayatına giriş yapıyoruz. Zamanın Kozmolojik Tarihi’nde ise entropiden kuantum mekaniğine uzanan bir yolculuk söz konusu. Yaptığınız çeviriler birbirini nasıl besliyor?  Mehmet Moralı: O iki kitabın arka arkaya gelmesi tesadüf oldu, ama gerek ilgili konularda olması gerekse de benim mühendislik geçmişim yardımcı oluyor tabii ki. Öncelikle kaynak araştırmalarında, birincinin deneyimleri

By |2018-04-08T19:05:48+03:00Mart 26th, 2018|Categories: Söyleşiler|Yorum yok

Redaktör ve editör ne iş yapar?

Üyemiz Savaş Kılıç'ın yine üyelerimiz olan Elçin Gen ve Bülent Doğan ile yaptığı bu mülakat ilk olarak K24 sitesinde yayınlanmıştır.  Türkçede genellikle çeviri bir metnin düzeltilmesi anlamına gelen redaksiyon, kitap yayıncılığının önemli bir aşamasını oluşturur. Çoğunlukla okurun gözünden ırak olan redaktörler tıpkı çevirmenler gibi bir bakıma isimsiz kahramanlardır; hakları okurdan ziyade aynı alanda çalışanlar, çoğunlukla da

By |2018-04-08T19:08:12+03:00Şubat 6th, 2018|Categories: Çeviri üzerine|Yorum yok

Ahmet Arpad söyleşisi

“Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu - Olağanüstü Bir Gece” Damla Göl: Stefan Zweig’in çok sevilen öyküleri, sizin çevirinizle tekrar okurlarla buluştu. Bildiğim kadarıyla Zweig’in 13 eserini daha çevirmiştiniz. Üslubuna alışkın olduğunuz bir eserin çeviri sürecinde, neler yaşadınız? Yeniden çevirinin zorlukları ve kolaylıkları nelerdi sizin için?              Ahmet Arpad: Daha önceki Zweig öyküleri gibi

By |2018-03-10T18:17:12+03:00Temmuz 30th, 2017|Categories: Söyleşiler|Yorum yok