Yazı-yorum

Kötü Çeviriden Söz Ettiğimizde Sözünü Etmediklerimiz

2021-03-23T14:10:37+03:00Mart 23rd, 2021|

Bu yazı ilk olarak 4 Mart 2021'de K24'te yayınlanmıştır. Elif Okan Gezmiş Çeviri eserlerle az çok temas etmiş herkesin herhalde bir kitabı dilinden dolayı okuyamayıp bırakmak zorunda kalmışlığı vardır. Bu tür durumlarda genellikle fatura doğrudan çevirmene (“Çeviri çok kötü”) veya editöre/yayınevine (“Bu kitabı basmadan bir okusalarmış keşke”) kesiliyor. Metinle ilgili şikayetlerini e-posta yoluyla birebir yayınevine

Sosyal/Beşeri Bilimler Metinlerinin Çevirisine Benim Gözümden Genel Bir Bakış

2020-12-20T14:27:48+03:00Aralık 17th, 2020|

Sosyal/Beşeri Bilimler Metinlerinin Çevirisine Genel Bir Bakış[1] Beyza Sumer Aydaş Çeviri, kaynak dil ve hedef dil olmak üzere iki dili, yabancı kültür ve yerel kültür olmak üzere iki kültürü, orijinal metin ve çeviri metin olmak üzere iki metni, yazar, çevirmen, okur olmak üzere üç aktörü içeren bir süreçtir. Çeviriyi orijinal metnin anlamını yorumlama, aynı mesajı

Refik Halid’le Adaptasyon, Tercüme ve Serbest Şiir Üzerine

2020-11-10T13:49:38+03:00Kasım 10th, 2020|

Mizah üstadı, kıymetli fıkra ve hikâye muharriri Refik Halid’den “Yürüyüş” gazetesine bir mülâkat vermesini rica etmiştim. Üstad, bu ricamı kırmadı ve bana ertesi gün için, saat dokuzda randevu verdi. Ertesi sabah… Refik Halid’in oturduğu apartımanın merdivenlerini çıkarken, dairelerin birindeki bir saat dokuzu çalıyordu. Zilin düğmesine bastım. Kapıyı bizzat üstad açtı. Artık onun güler yüzüyle karşı

Kül Eleştiri, “Tartışılan Kişi: Çevirmen”

2020-11-06T13:38:45+03:00Kasım 5th, 2020|

Dosya editörlüğünü Çevbir'in ilk başkanı Tuncay Birkan'ın üstlendiği, üyelerimiz Mehmet Moralı, Betül Parlak, Erkal Ünal, Cem Soydemir, Aslı Biçen, Hüseyin Can Erkin, Ogün Duman, Bülent Doğan, Hamide Koyukan, Mustafa Tüzel, Sevinç Altınçekiç, Yasemin Tezgiden, Gürol Koca, Çiçek Öztek, Zerrin Yanıkkaya, Devrim Çetinkasap ve Renan Akman'ın yazılarıyla katkıda bulunduğu Kül Eleştiri'nin bu önemli sayısını yeni arşiv

Çeviri Kimin İçin Yapılır (ve Türkiye Neden Bir Çeviri Kültürü Değildi)

2020-10-27T15:33:11+03:00Ekim 27th, 2020|

Süreyyya Evren Ç.N. (Çevirmenin Notu) Dergisi, sayı 14, 2011, Şimdi Yayıncılık, İstanbul   Neredeyse hayatım boyunca çeviri yapmışım gibi geliyor. Teknik çeviri de yaptım, (çok satmayan) bestseller da çevirdim, edebiyat klasiği de, anarşist makaleler de, kişisel gelişim kitapları da. Ama kendimi bir türlü çevirmen olarak göremedim. Bir boya makinesinin kullanım kılavuzunu çevirirken şu hatayı yaparsanız

Tim Parks ile Söyleşi

2020-09-07T15:12:19+03:00Eylül 6th, 2020|

Allison Braden'ın Tim Parks'la yaptığı bu söyleşi ilk olarak Asymptote dergisinde yayınlanmış, Asymptote'un ve Tim Parks'ın izniyle Türkçeye çevrilmiştir.   Allison Braden (AB): Katıldığım bir çeviri konferansında, yazarın iletmek istediği anlamı önemli ölçüde engellemediği müddetçe çeviri hatalarının önemsiz olduğunu ileri süren bir panelistin konuşmasını dinlemiştim. Mümkün mertebe hata yapmaktan kaçınmaya çalıştığını da eklemişti sözlerine. Sonra,

Başka Dilde Freud, Başka Bir Freud

2020-08-31T08:44:14+03:00Ağustos 29th, 2020|

Elif Okan Gezmiş (Bu yazı, ilk olarak Doğu-Batı dergisinin 87 numaralı Kasım, Aralık, Ocak 2018-19 sayısında yayınlanmış olan aynı başlıklı makalenin kısaltılmış ve kısmen gözden geçirilmiş bir biçimidir.)   Bilhassa yabancı bir lisan bilmeyenlerin Froyd’u bir dedikodu gibi yalnız kulaktan öğrenir olmaktan kurtulmaları lâzımdır. Ord. Prof. M. Şekip Tunç   Elizabeth Roudinesco (2016) her ülkenin

Vâ-Nû’dan bir Jack London Öyküsü

2020-07-11T21:35:27+03:00Temmuz 10th, 2020|

Çeviri Tarihinden Sayfalar’da daha önce yayınladığımız bir yazıda daha ismini andığımız Vâ-Nû (Vâlâ Nureddin, 1901-1967), Jack London’ın bir öyküsünü Akşam Gazetesi için “Cellât Köpek” başlığıyla çevirmiş ve bu öykü, 28 Haziran 1929’da başlayıp muhtemelen 9 Temmuz 1929’da son bulacak şekilde günlük tefrika edilmiş. Muhtemelen diyoruz zira öykünün son parçasının yer aldığını tahmin ettiğimiz sayıya bilgimiz

Çağdaştan Güncele, Eserden İşe: Bir Çeviri Hikayesi*

2020-06-29T16:05:07+03:00Haziran 28th, 2020|

  Elçin GEN Türkiye’de görsel sanat alanında “çağdaş sanat”a karşı “güncel sanat” tartışması epey bir süredir gündemde. “Güncel sanat”, 1990’lardan beri bu kavramı kasten veya gelişigüzel kullanan sanatçı, küratör, eleştirmen, yazarlar vs. yoluyla, iyi kötü billurlaşmış pratik bir alana dönüştü. Bu pratik billurlaşma, zaman içinde sınırları hayli keskinleştirilmiş bir ideolojik kutuplaştırma halini aldı. Bu kutuplaştırmanın

Bir Çeviri Nasıl Okunur?

2020-06-28T12:23:49+03:00Mayıs 27th, 2020|

Merve Sevtap ILGIN Lawrence Venuti “How to read a translation” (2013) başlıklı makalesinde okurların çeviri metinleri nasıl okuması gerektiğini örnekler üzerinden açıklayarak sıralamıştır. Bense çevirmenlerin çağımız kapitalizmine nasıl bir postmodern direniş gösterdiğini irdelediği “Translation, Simulacra, Resistance” (2013) başlıklı makalesinden ilhamla, Venuti’nin bir çevirinin nasıl okunması gerektiğini ele aldığı bu makaledeki görüşlerini, yayıncılık dünyasına hâkim

1947’de Bir Çeviri Atölyesi*

2020-05-13T16:09:53+03:00Mayıs 11th, 2020|

  (Sam Lewis ve André de Richaud) 1947’de Akşam gazetesinin sayfalarında[1] bugünün okuru için heyecan verici bir “çeviri atölyesi” gerçekleşmiş. Vâ-Nû (Vâlâ Nureddin, 1901-1967) Sam Lewis (1885-1959) adlı bir Amerikalı sözyazarı ve müzisyenin “Lord, you made the night too long” adlı şarkısının bir Fransız dergisinde[2] André de Richaud (1907-1968) tarafından yapılmış çevirisine rastlamış ve oturup

Ataç’ın Çeviri Eleştirisi

2020-04-27T17:18:17+03:00Nisan 27th, 2020|

    ... benim tanıdığım Ataç, “durmadan konuşan”, “inançları, saplantıları tartaklayan, silkip arındıran, aydınlığa kavuşturan” bir Ataç değildi; beni daha ilk günü, yabancı bir dil bilip bilmediğimi sorduktan sonra Fransızcadan sınayarak “9.5 verebilirim size, 10 değil, bir an bocaladınız işte!” diyen, sonraki konuşmalarımızda ise Virginia Woolf üzerinde bir türlü anlaşamadığımız, Faulkner’ı “önemli olduğunu söylüyorlar, siz

Muallim Naci’nin Diliyle Emile Zola

2020-04-25T12:02:39+03:00Nisan 15th, 2020|

Çeviri Tarihinden Sayfalar bölümünde İngilizce ve Fransızcadan Osmanlıcaya veya erken Cumhuriyet Türkçesine yapılmış (bugün için telif hakkı bulunmayan) çevirilere özgün metinleriyle birlikte yer veriyoruz. Amacımız, çevirmenlere ve okurlara eski çevirilerden tadımlık bölümler sunarak, bunların dillerini ve üsluplarını tanıtmak olduğu kadar, aynı zamanda yeri geldiğinde yararlanılabilecek bu tür kaynakları hiç olmazsa numune düzeyinde erişilebilir hale getirmek.

Bir Yüzyıldan Diğerine Çevirmenin Bitmeyen Çilesi

2020-04-13T14:01:52+03:00Nisan 13th, 2020|

Mustafa Asım Çalıkoğlu, 1900'ler Mustafa Asım Çalıkoğlu benim hiç tanıyamadığım büyükdedem. Kan bağının dışında bir ortak noktamız da bambaşka işlerle uğraştıktan sonra hayatlarımızın bir noktasında kitap çevirmeni olmamız. İnsanın büyükdedesiyle aynı işle uğraşmasının sonucu ise mesleğinin 80 yıl önceki durumunu bugünle kıyaslayarak inceleyebilmek oluyor. Asım Bey 1874’te doğmuş, 1969’da vefat etmiş. Genç yaşta

Ahmet Nüvit Bingöl ile “Alman Felsefesi Üstüne Diyalog” Üzerine

2018-09-03T11:46:59+03:00Eylül 3rd, 2018|

Söyleşi: Damla Göl Metinde genel felsefeye de yer verilmiş, bu felsefecilerin öznel görüşlerine de... Siz bu metnin kapsamlı yapısına nasıl hazırlandınız? Ön okumalar gerekli oldu mu? Ahmet Nüvit Bingöl: Söyleşide Hegel, Kant, Heidegger, Adorno, Derrida, Marx, Levinas gibi birçok filozofun düşünceleri geçiyor; sonra kendileri de filozof olan Badiou ve Nancy’nin bu filozofları okuyuşları, yorumlayışları arasındaki

İlkay Atay ile “Kale” çevirisi üzerine

2018-08-03T10:09:56+03:00Ağustos 3rd, 2018|

Söyleşi: Damla Göl İlk sorum Kale’nin anlatıcısı ile ilgili olacak. İlk bölümden itibaren onun da geliştiğini, değiştiğini görüyoruz. Peki bu sesi, bu değişimi, anlatıcının konumunun getirdiği üslubu çeviride yakalamak için nelere dikkat ettiniz? İlkay Atay: Başlangıçta nasıl bir tuzağın içine çekildiğimin farkında değildim. Öteki eserlerini de okumuş olduğum için yazarın kimliği hakkında kafamda hali hazırda

Taylan Tosun ile “Ütopistik: 21. Yüzyılın Tarihsel Seçimleri” çevirisi üzerine

2018-07-23T10:03:07+03:00Temmuz 23rd, 2018|

Söyleşi: Damla Göl “Ütopistik ya da 21. Yüzyılın Tarihsel Seçimleri” ilk olarak 2001’de yayımlanmıştı ve siz bu yeni baskı için çevirinizi gözden geçirdiniz. Yıllar önce yaptığınız çeviriyi bugün tekrar okuduğunuzda neleri değiştirme ihtiyacı hissettiniz? Kendi çevirinizi redakte ederken nasıl zorluklarla karşılaştınız? Taylan Tosun: Immanuel Wallerstein benim ilk göz ağrım. Küçük bir broşür kitap çevirdikten sonra

Zeynep Alpar ile “Bazen Derin Bir His” çevirisi üzerine

2018-06-18T12:22:39+03:00Haziran 17th, 2018|

Söyleşi: Damla Göl Ken Kesey, Amerika’daki halkın gündelik hayatına, alışkanlıklarına, kültürüne, 60’ların yara beresine aşina bir yazar. Kitabında da bu özellikler göze çarpıyor. Çeviri esnasında döneme, kültüre ilişkin nasıl araştırmalar, okumalar yaptınız? Zeynep Alpar: Temel kaynağım Youtube oldu diyebilirim. Çünkü bu kitap müzikle dolu bir kitap. Zaten adı da, Leadbelly’nin Good Night Irene şarkısında geçen

Murat Erşen ile “Yalnızlığın Felsefesi” üzerine

2018-06-10T22:03:54+03:00Haziran 10th, 2018|

Söyleşi: Damla Göl Lars Svendsen’in “Sıkıntının Felsefesi” ve “Korkunun Felsefesi” adlı kitaplarında da sizin imzanız var. Üslubuna nispeten alışkın olduğunuz bir yazarı çevirirken neler yaşadınız? Bu çeviri süreçlerinde yazarla iletişime geçmeniz gerekti mi hiç? Murat Erşen: Aslında iki kitabın çevirisi arasında yaklaşık 10 yıl var. Sıkıntının Felsefesi’ni 2007’de, Korkunun Felsefesi’ni ise 2017’de çevirdim. Gerçi bunun

Demet Elkâtip ile “Bale Okulu” serisi üzerine

2018-05-28T09:09:21+03:00Mayıs 28th, 2018|

Söyleşi: Damla Göl “Bale Okulu” 33 kitaplık keyifli bir seri ve şu anda 10 tanesi yayımlanmış durumda. Bir serinin tamamını çevirmenin kolay ve zor yanları nelerdir? Demet Elkâtip: Ben 12. kitabı da çevirdim, sanırım 11. kitap yakında yayımlanacak. Aslında özellikle kolay ya da zor bir yanı yok sadece konuyu iyi biliyorsunuz, karakterleri “tanıyorsunuz”, belli durumlarda

Seda Çıngay Mellor ile “Hayatlarımın Kitabı” çevirisi üzerine

2018-05-20T21:38:28+03:00Mayıs 20th, 2018|

Söyleşi: Damla Göl “Hayatlarımın Kitabı”, aslında bizden çok da uzakta olmayan trajedilere, yersiz yurtsuzluğa dokunan bir kitap. Sizin de kendinizi metinle, anlatılanlarla fazlaca özdeşleştirdiğiniz, onlarla birlikte üzüldüğünüz oluyor mu? Seda Çıngay Mellor: Çevirmenlerin sorunlarından biri bu aslında. Başka Dünyanın Kuşları’nda kitapta gayet önemsiz olan köpeğin öldüğü paragrafı çevirirken o kadar çok ağlamıştım ki o günlük

Süreyya Çalıkoğlu ile “Yalnız Nar” çevirisi üzerine

2018-05-13T22:07:20+03:00Mayıs 13th, 2018|

Söyleşi: Damla Göl Çevirdiğimiz her kitap bir süre hayatımızın odağı haline geliyor. Peki, savaşın dokunduğu hayatları anlatan bir kitabı çevirirken çevirmenin ruh hali nasıl etkileniyor? Süreyya Çalıkoğlu: İnsanı üzen, kıran, karamsarlaştıran, öfkelendiren bir süreç oluyor. Haberlerde savaşı görmek de bu duyguları yaratıyor elbette, ama böyle bir romanda savaşın insan hayatını, toplumsal ilişkileri, kardeşliği, kültürü, ahlâk

Mustafa Kemal Yılmaz ile “Usta ve Margarita” çevirisi üzerine

2018-05-06T19:25:58+03:00Mayıs 6th, 2018|

Söyleşi: Damla Göl Usta ve Margarita bizi Moskova’ya, Kudüs’e götürüyor, tarihi ve dini olayların etrafında geziniyor. Peki, bu yolculukta çevirmeni nasıl sorunlarla karşılaştı? Kültüre, coğrafyaya ve döneme özgü göndermeleri karşılarken neler yaşadınız?  Mustafa Kemal Yılmaz: Sovyet dönemi söz konusu olduğunda aklıma hep aynı atasözü geliyor: Yorgan gitti, kavga bitti. Yazarı Usta ve Margarita'yı yazmaya iten

Elif Okan Gezmiş ile “Bir Psikiyatristin Anıları” çevirisi üzerine

2018-04-29T20:31:31+03:00Nisan 29th, 2018|

Söyleşi: Damla Göl Irvin D. Yalom’dan hem “Bir Psikiyatristin Anıları”nı hem de “Günübirlik Hayatlar”ı çevirdiniz. Yazarın üslubuna aşina olmak işinizi kolaylaştırdı mı, yoksa daha fazla zorluk mu yarattı? Elif Okan Gezmiş: Yalom kitapları Türkiye’de hayli popüler, bunda çevirmenlerinin kuşkusuz büyük payı var. Keza ben de daha lisedeyken o çevirmenlerden okumuştum Yalom kitaplarını. Dolayısıyla üstümde bunun

Merve Sevtap Ilgın ile “Gizli Tarih” çevirisi üzerine

2018-04-15T19:23:52+03:00Nisan 15th, 2018|

  Söyleşi: Damla Göl Gizli Tarih, Türkçeye daha önce de iki kere çevrilmiş bir kitap. Sizin yolunuz bu kitapla nasıl kesişti? Çeviri sürecinde sizi en çok ne zorladı? Merve Sevtap Ilgın: Donna Tartt ile ilk kez yazarın son kitabı Saka Kuşu’nu çevirmem teklif edildiğinde tanıştım, bu kitaptan sonra ikinci kitabı Küçük Arkadaş’ı da yine ben