Yazı-yorum

Savaş Kılıç ile “Neye İnanıyorum” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Edebiyat, dilbilim ve felsefe ile geçen bir çalışma ve yorumlama hayatınız var. Bu deneyimleriniz neticesinde, sizce sosyal bilimler metinleri çevirisinde dikkat edilmesi gereken noktalar nelerdir? Savaş Kılıç: Genel bir soru olduğu için ancak çok genel bir cevap verebileceğim. Ayrıntıya girmek için uygun bir mecrada bulunmadığımızdan, belki en doğrusu da bu. Genel olarak

By |2018-03-10T18:17:39+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Seda Çıngay ile “Kan Yolu” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Bu hem bir aile hikâyesi hem de bir gerilim romanı. Okuyucunun elinden bırakamayacağı bu macerada bir çevirmeni en çok zorlayan noktalar nelerdi? Söz konusu kurumların ve yapılanmaların Türkçede karşılıklarını bulmak sorun oldu mu? Seda Çıngay: Kitabın dili bu tür kitaplardan bekleneceği üzere sade ve basitti. Olaylar hızla akıyor ve kitap da bize

By |2018-03-10T18:17:39+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Zarife Biliz ile “Uzaktaki” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Çağdaş Amerikan edebiyatının güçlü temsilcilerinden Jonathan Franzen’in bu eserini Türkçeye kazandırırken, yazarın duruşu ve deneme üslubu çeviri sürecini nasıl etkiledi? Zarife Biliz: Deneme çevirmek bütünlüklü tek bir metin çevirmeye oranla daha fazla güçlük içeriyor sanırım. Bu kitap Franzen'ın birbirinden bağımsız olarak, farklı dönemlerde yazdığı yazıların bir derlemesi. Dolayısıyla yazıların tematik bir bütünlüğü

By |2018-03-10T18:17:39+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Seda Çıngay ile “Gereksiz Bilgiler Ansiklopedisi 1” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Pek çok farklı alan, tek bir kitapta bir araya geliyor. Bu değişen konular ve terimler, araştırma ve çeviri sürecinizi nasıl şekillendirdi? Seda Çıngay: Konudan konuya atlamak başlarda çeviriye konsantre olmamı biraz zorlaştırdı diyebilirim ama her bölümü farklı bir makale olarak kabul ettikten sonra sorun çözüldü. Çeviri yaparken Ana Britannica ansiklopedisi daima elimin

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Seda Çıngay ile “Bob’un Armağanı” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Aynı yazarın Bob’un Dünyası isimli kitabı da sizin çevirinizle yayımlanmıştı. Aynı seriden iki kitabı çevirmenin, bir çevirmen açısından zorlukları ya da kolaylıkları nelerdir? Seda Çıngay: Aynı seriden iki kitabı çevirmenin kolaylıkları zorluklarından fazla. Zorluk olarak şunu söyleyebilirim, devamlılığı sağlamak açısından ilk kitapta (kitaplarda) kullandığınız kelimeleri kullanmak gerekiyor. Örneğin birinin lakabını ilk kitapta

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Sertaç Canbolat ile “Filozoflar Dünyası” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Parantez içlerinde Türkiyeli okuyucuya has pek çok gönderme var, bu eklemeleri yapma kararı nasıl ortaya çıktı? Böyle kültürel uyarlamalarda nelere dikkat etmek gerekir? Sertaç Canbolat: Evet kelimenin tam anlamıyla ekleme ama büsbütün bir uyarlama değil. Yazar rahat biriymiş, açıkçası editoryal olarak yayıncıyı serbest bıraktı, ben de biraz rahatladım. Zira bu türden metinleri

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Gül Özlen ile “İstanbul’dan Bağdat’a” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Acı içindeki coğrafyaların öyküsünü çevirmek, bir çevirmeni nasıl etkiledi? Gül Özlen: İstanbul’dan Bağdat’a kitabını çevirdiğimde, henüz bu coğrafya bu derece kana bulanmamış olsa da savaş bölgesiydi. Kitapta Arnon Grunberg'in gözünden İstanbul'dan Bağdat'a insan manzaralarını görüyoruz. Grunberg arabayla yaptığı bu yolculuk esnasında yaşadıklarını kendine has üslubuyla kaleme almış daha sonra Hollanda'nın en iyi

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Gül Özlen ile “Sevgilim Londra – Vincent Van Gogh’un Londra’sında Gezinti” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Kitapta Van Gogh ile Londra’yı dolaşıyoruz. Bu çeviri için nasıl bir araştırma süreci geçirdiniz? Gül Özlen: Sevgilim Londra bir gezi kitabı, bir tür rehber. Van Gogh'un, aslında pek de bilinmeyen, yirmili yaşlarda Londra'da geçirdiği dönemi anlatıyor. 1873 - 1874 yıllarında Londra'da bir Sanat Galerisinde henüz kendisi resim yapmaya başlamamışken çalışmaya başlıyor, hem

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Nilgün Güngör ile “Yıldız Ateşi” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Çeviri sürecinde sizi en çok uğraştıran noktalar nelerdi? Bu kitabı çevirmeyi kabul etmenizin en önemli nedeni neydi? Bilim kurguyla bir okur olarak aranız nasıl? Nilgün Güngör: Pek fazla olmasa da bilim kurgu okuma (ya da film izleme) deneyimim var. Önceleri şans eseri, sonraları ise bilinçli olarak, okuyup izlediklerim genellikle bir felsefesi olan

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Ahmet Ergenç ile “Son Sözler” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Burroughs kitapları, Türkiye’de muzır neşriyat sayıldı ve bir süre bu davalarla anıldı. Onun son sözlerini ve hayatın her anına ilişkin düşüncelerini Türkçeye çevirmek nasıl bir deneyimdi? Ahmet Ergenç: Burroughs'un günlüklerini çevirmek aslında 'romanlarını' (tırnak içinde çünkü roman sınırlarını bulandırıp, aşan metinler bunlar) çevirmekten çok farklı değildi. Günlüklere de aynı kapalı ve parçalı

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Ahmet Arpad ile “Mektuplaşmalar 1912-1942” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Stefan Zweig’in yapıtlarına, hayatına ve diline hâkim bir çevirmen olarak, onun bir kitabını daha Türkçeye kazandırmak sizin için ne ifade ediyor? Ahmet Arpad: Ben, Zweig’ın öyküleri ve denemelerinin yanı sıra değişik mektuplaşmalarını da çevirdim. Zweig, tanıdıktan sonra mutlaka sevilmesi gereken bir yazar! Hümanist, savaş karşıtı ve barışçıl olduğunu hemen hemen bütün eserlerinde

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Banu Pinter ile “XY” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Kitapta bir soruşturmanın etrafında dönen gizemli bir macera söz konusu. Bu metni çevirirken nasıl bir araştırma ve terim üretme süreci geçirdiniz? Banu Pinter: Kitabın baş kahramanı bir psikolog. Hem soruşturmaya hem de soruşturmayla bağlantılı olduğunu düşündüğü ve kendi başına gelen bir olayı psikolojik olarak inceliyor. Öyle olunca hikaye anlatımında bol bol psikolojik

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Petek Demir ile “Duvar” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Filistin meselesine İsrailli bir çocuğun gözünden bakıyoruz bu kitapla birlikte. Onca acının yaşandığı bir düzene dair bir metinle uğraşmak bir çevirmen için nasıl bir araştırma ve hazırlık süreci gerektirdi? Petek Demir: Duvar beni en çok duygulandıran ve severek çevirdiğim kitapların başında geliyor. İçerik ve anlatım gücü açısından Dan Brown çevirilerimin önüne geçtiğini

By |2018-03-10T18:18:01+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Levent Cinemre ile “Oyun Teorisi ve Ortaklaşa Rekabet” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl “Oyun Teorisi ve Ortaklaşa Rekabet” kitabında “Coopetition” kavramını “ortaklaşa rekabet” olarak karşılamanız ve alana yeni bir terim kazandırmanız gibi, çeviri yaparken dilde bulunmayan bir terim türetmeniz gerektiğinde nasıl bir süreç yaşıyorsunuz? Levent Cinemre: “Ortaklaşa rekabet” terimini, competition (rekabet) ile cooperation (işbirliği) sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş co-opetition terimine karşılık olarak türettim. Bu terim, çevirdiğim

By |2018-03-10T18:18:01+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Begüm Kovulmaz ile “Zincap: Bir Dostluk Hikâyesi” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Hedef kitlesi çocuklar olan bir kitabı çevirirken yaşanabilecek güçlükler nelerdi? Begüm Kovulmaz: 1999'da yaptığım ilk çevirim Kipling'in İşte Öyle Hikâyeler'iydi. İyi çocuk kitaplarını çok sevdiğim için çocuk kitabı çevirmeyi de çok seviyorum, teslim süresinin elverdiğince özenli çalışmaya gayret ediyorum. Çocukken iyi kitaplar okumanın yetişkinlikte iyi kitap okumaktan daha önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de

By |2018-03-10T18:18:01+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Nüket Kantürk ile “Jacob – Gece Gezginleri 1” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl 6 kitaplık bir serinin ilk kitabı Jacob; daha sonraki kitaplarla bağıntılı bir durum var mıydı, diğer kitapları da inceleme şansınız oldu mu? Nüket Kantürk: Kitap, serinin ilk kitabı olduğu için diğer kitaplara bakmamı gerektirecek bir durum olmadı. Diğer kitaplarda, Jacob'da yer alan yan karakterlerin baş karakterler olduğunu okudum. Zaten ilk kitap, diğerlerinde

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Mehmet Moralı ile “Güney Denizi Hikayeleri: Pasif Öyküleri 1” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Tarihten siyasete pek çok alanda çeviriler yapan deneyimli bir çevirmen olarak, dilimize kıymetli eserler kazandırdınız. Peki, Jack London hikâyeleri bu çeviri yolculuğunuzun hangi noktasında duruyor? 1900’lerin başındaki Güney Pasifik’e doğru uzanan bu kitapta, ne tür çeviri çözümleri gerekli oldu? Mehmet Moralı: Tam da dediğiniz gibi, en baştaki iki bilim-kurgu romanı saymazsak, hep

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Deniz Keskin ile “Tokyo Uçuşu İptal” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Evrensel temaları işlerken, bir yandan da kültürel detaylara yer verilen ve pek çok yorumda “modern masal” olarak tanımlanan bir kitabı çevirdiniz. Değişen anlatıcılar ve kültürel öğeler çeviri sürecinizi nasıl etkiledi? Bu değişen üsluplara ve kültürel yaklaşımlara nasıl çözümler getirdiniz? Deniz Keskin: Kitapta üslubun, kültürel arkaplanın ve zaman zaman formun değişiklik göstermesi, bir

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Gül Özlen ile “Bay Heineken, Geçti, Kurtuldunuz!” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Gerçek bir olaydan esinlenen bir kitap bu. Aynı kaçırılma olayı sinemaya da uyarlanmış. Çeviri sürecinde bu metinlerarası bağlar size fayda sağladı mı? Amsterdam polisiyle içe içe geçen bu metinde, kavramsal zorluklar yaşandı mı? Gül Özlen: Bira imparatoru Heineken’in kaçırılması daha önceden iki defa Hollandalı bir gazeteci tarafından kaleme alınmış ve kitap olarak

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Sabri Gürses ile “Sosyal Bilimlerde Yaklaşımlar ve Metodolojiler” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Rus edebiyatının kıymetli eserlerini dilimize kazandırdınız, Zizek’in Paralaks’ını çevirdiniz, şimdi ise ders kitabı niteliğindeki bir sosyal bilimler kitabını çevirmek nasıl bir deneyimdi? Aslında benim perspektifimden bakınca, türden türe geçiyormuşum gibi görünmüyor; kendi düşünce dünyamın içinde seyahat ediyorum. Başından beri edebiyat içinde kurama eğilimli oldum; kendi yazdıklarımda deneyselliğe yönelmem de bu yüzdendi. Hatta

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Bir Çevirmenin Deneyimiyle Türkiye’de Sosyal Bilim Yayıncılığı

Işık ERGÜDEN Türkiye'de sosyal bilim yayıncılığını çevirmen gözüyle ele almak, değerlendirmek gerektiğinde, konunun bütününü kapsayabilecek verilerden yoksun olduğumu düşünürken, kendi öznel deneyimimi bir sosyal bilim nesnesi olarak görmenin, yani kendi çeviri serüvenimi sorunsallaştırmanın, buradaki ampirik verilerden yola çıkarak bir değerlendirme yapmanın mümkün olabileceğini düşündüm. Aynı dönemde 200. çeviri kitabım da piyasaya çıkmıştı, dolayısıyla bu öznel

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Kasım 30th, 2015|Categories: Yazı-yorum|Yorum yok

Koray Karasulu’yla Rus Edebiyatı ve Türkiye’de Çevirmenlik Üzerine

 Söyleşi: Günay ÇETAO Koray Karasulu, "Kumarbaz" çevirisiyle aldığı Ömer Asım Aksoy Ödülü töreninde                           Çevirinin pek az değer gördüğü günümüzde Dostoyevski’den yaptığın “Kumarbaz” çevirisinin ödüle layık görülmesi çeviri camiası açısından anlamlı bir olay. Ödülün senin için öneminden bahsedebilir misin? Bir köy

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Eylül 29th, 2014|Categories: Yazı-yorum|Yorum yok

Emrah İmre’nin Yazarları

Söyleşi: Cristina VEZZARO  Emrah Imre is a literary translator from Turkey based in Brazil. He speaks Turkish, Portuguese, English, Spanish and French. He decided to answer our questions in English. How did you start translating literature? What are “your” authors and languages? The first time I seriously thought about translation as a concept was through metal

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Mayıs 8th, 2014|Categories: Yazı-yorum|Yorum yok

Bulut Fabrikasından Duman Gönderin Bana

Seda ERSAVCI Delilerle uğraşmayı seviyor olmalıyım. Aksi takdirde ne Félix Francisco Casanova’nın ne Jack Kerouac’ın ne de Allen Ginsberg’ün cümleleriyle oynamaya cüret edebilirdim. Félix Francisco Casanova’ya görür görmez vurulmuştum, seçim bana aitti. “Ben çevireceğim!” çığlıklarıyla çıkıvermiştim ortaya. Jack Kerouac - Allen Ginsberg: Mektuplar’ında ise durum biraz daha farklıydı. O zamanlar birlikte çalıştığım arkadaşım bana tuğla

By |2018-03-16T14:14:04+03:00Mayıs 2nd, 2014|Categories: Çeviri üzerine, Yazı-yorum|Yorum yok

Çeviri Sayesinde Beklenmedik Bir Buluşma: Alexander Pope ve Nevşehirli Damat İbrahim Paşa

 Savaş KILIÇ Osmanlı edebiyatı ile İngiliz edebiyatı arasında bir alışveriş akla pek olası gelmese de, karşılaştırmalı edebiyatın iyi bildiği Mesihî’nin “Bahariye”si[1] örneğine ek olarak, 18. yüzyılın önde gelen İngiliz şairlerinden Alexander Pope’un (1688-1744) Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın (1660-1730) bir şiirini okuyup buradan aldığı bir imgeyi kullandığını biliyoruz; iki şair arasındaki bağlantı ise, sosyal konumunun etkisiyle

By |2018-03-21T08:09:02+03:00Mart 22nd, 2014|Categories: Çeviri üzerine, Yazı-yorum|Yorum yok