Yazı-yorum

Çevirmenin Görevi

Cemal ENER Başlarken iki noktayı belirtmek isterim. Birincisi burada bir Benjamin uzmanı olarak konuşmuyorum, konuşmayacağım. İkinci noktaysa, ufak bir yanlış anlama: Ben burada Benjamin’in Moskova Günlüğü’nü çevirdiğim için bulunacağımı ve bunun “hafif” bir söyleşi olacağını düşünmüştüm. Fakat sonradan, ikinci görüşmemizde, benden bir konu başlığı istenince biraz tedirgin oldum açıkçası, çünkü konu ve başlık isteniyorsa o

By |2018-04-10T00:20:45+03:00Mart 18th, 2014|Categories: Çeviri üzerine, Yazı-yorum|Yorum yok

Çevirmen: Yabancı Ajanı mı, Yabancılığın Ajanı mı?

Tuncay BİRKAN Lost, is it, buried? One more missing piece? // But nothing's lost. Or else: all is translation / And every bit of us is lost in it  James Merrill, “Lost in Translation" Çeviri hakkında kafa yormuş, söz almış hemen herkesin değinmeden duramadığı bir karşıtlık, hatta bir kutupluluk durumu, yerlilik/yabancılık gerilimi. Üstelik hem çevirmenin

By |2018-03-16T14:44:22+03:00Mart 18th, 2014|Categories: Çeviri üzerine, Yazı-yorum|Yorum yok

All That CAZ

 Cem SOYDEMİR I Bir şeyi tanımlarken, aynı zamanda o şeyi yaratırız, der Spinoza. Öyleyse tanımlama ile hakikat özdeştir. Aslında yarattığımız, o şeyin kavramıdır. Ama öyle olsa bile, soyut bir şey, gerçek olabilir. Soyut olanın bir maddiliği olabilir. Çevirinin gerçekliği de böyledir işte. Yabancı bir evreni tanımlıyor, tanımlarken de aslında yaratıyordur. Ama bir yalana dayanmak zorundadır

By |2018-03-14T08:50:09+03:00Mart 13th, 2014|Categories: Çeviri üzerine, Yazı-yorum|Yorum yok

Genç Rusça Çevirmenleri Kaygılı…

 Koray KARASULU Siyasi nedenlerle, yakın zamanlara dek Batı kaynaklı aktarımlar haricinde (örneğin büyük olasılıkla saygın bir meslektaşımız sayesinde Soğuk Savaş'ın önemli figürlerinden Nikita Hruşçov'a, hâlâ Kruşçev diyoruz) fazlaca alışverişimiz olmayan kapı komşumuz Rusya Ana ile, aslında kültürel açıdan çok zengin bir mazimiz var. Örneğin, dilimize çevrilmemiş Rus klasiği yok gibi neredeyse. Ortalama bir Türk okuru, Sovyet

By |2018-03-16T14:47:32+03:00Mart 13th, 2014|Categories: Çeviri üzerine, Yazı-yorum|Yorum yok

Çeviriden Vazgeçmek İster misiniz?

Aslı BİÇEN Ben çevirmenim. Çevirmenin işi basittir. Ben size dünyayı getiririm. Bunu yapmak için hem o dünyayı hem sizin dünyanızı çok iyi bilmem gerekir. Yeteneklerim olmalı, engin bir malumatım olmalı. Ben size Japonya’yı, ben size Arjantin’i getirmezsem ve siz de yabancı dillerden herhangi birinde okuma alışkanlığına sahip değilseniz kendi sınırlarınız haricindeki hiçbir şeyi bilmeden yaşamak

By |2018-03-16T14:45:59+03:00Mart 13th, 2014|Categories: Çeviri üzerine, Yazı-yorum|Çeviriden Vazgeçmek İster misiniz? için yorumlar kapalı

Boş Sahanın Maradonaları: Çeviri Nasıl Bir Sorun?

 Sertaç CANBOLAT Semih Gümüş'ün “Çeviri Nasıl Bir Sorun” başlıklı yazısına cevaben 2011'de Birgün Kitap ekinde yayınlanmıştır.   Bu ülkede iki şeyden herkes ama herkes çok iyi anlar; biri futbol, diğeri çeviri. Sokağa çıkıp sorsak, önümüze gelen herkesin, şu veya bu futbol takımının nasıl futbol oynaması gerektiği, saha dizilimi ve oyun taktikleri konusunda muhakkak söyleyeceği bir şey vardır ve

By |2018-03-14T08:51:54+03:00Mart 11th, 2014|Categories: Çeviri üzerine, Yazı-yorum|Tags: , |Yorum yok

Savaş Kılıç’la, dile ve iktidara dair

Söyleşi: Melisa KESMEZ Gezi Parkı hayatımızın her kuytusuna sızdı. Konunun hangi tarafında olursan ol, “Gezi” denince aklımıza düşen resimler, fikirler, duygular, kokular geçtiğimiz bahardan bugüne epey değişip dönüştü. Ve “dil” ya da “söylem” elbette bu meselede herkesten rol çaldı. Kelimeler ister muktedirin ağzından dökülsün, ister sokaktaki insanın, uzun zamandır şahit olmadığımız derecede büyük görevler üstlendi.

By |2018-03-10T18:18:03+03:00Mart 5th, 2014|Categories: Yazı-yorum|Yorum yok

Don Quijote’ye ve cesur çevirmeni Roza Hakmen’e dair

Söyleşi: Sevgi SERPER Miguel de Cervantes Saavedra'nın La Mancha'lı Yaratıcı Asilzade Don Quijote kitabı, dünya yüzünde en çok çevrilen kitaplardandır herhâlde. 1605'te İspanya'da basılan bu kitap; İngilizceye 1612'de, Fransızcaya 1614'te çevrilmiş. Türkçeye de aslından ve tam çeviri olarak 1996'da Roza Hakmen tarafından kazandırıldı. Çeviri bir serüven, hele Türkiye'de. Çalışma koşulları, yasal mevzuat... Bilenler biliyor. Don

By |2018-03-10T18:18:20+03:00Mart 5th, 2014|Categories: Yazı-yorum|Yorum yok

Hollandalılar Türkçe Edebiyatı Sevdi

Söyleşi: Zeynep EKİM ELBAŞI (Agos Gazetesi) Oğuz Atay, Orhan Pamuk, Fethiye Çetin, Duygu Asena, Halit Ziya Uşaklıgil, Ahmet Hamdi Tanpınar gibi yazarların eserlerini Hollandacaya kazandıran Hanneke van der Heijden, 23 Ocak’ta Hollanda Araştırma Enstitüsü’nde ‘Sesten bir harita olarak İstanbul: Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Huzur adlı romanında mekân, müzik ve zaman’ başlıklı bir konuşma yaptı. Uzun yıllardır Türkiye’de yaşayan

By |2018-03-10T18:18:20+03:00Mart 3rd, 2014|Categories: Yazı-yorum|Yorum yok

Deniz Koç ve Yazarları

Söyleşi: http://authors-translators.blogspot.com.tr/ Deniz Koç is a literary translator from Turkey. She speaks Turkish and English. She decided to answer our questions in English.   How did you start translating literature? What are “your” authors and languages? My first literary translation was The Viceroy of Ouidah by Bruce Chatwin, whom I had discovered through my interest in

By |2018-03-10T18:18:20+03:00Mart 2nd, 2014|Categories: Yazı-yorum|Yorum yok

“Çevirmen Kamyon Şoförüdür”

Mahir ÜNSAL ERİŞ Aynı Yolun Yolcuları Çevirmenlik, kamyon şoförlüğüdür efendim. Dünyada birbirine bu kadar uzak görünüp bu kadar benzeyen iki meslek daha yoktur. Bir kere her şeyden önce her ikisi de yalnızdır işinde. Bir işi alırken görür işin sahibini bir de işi teslim ederken, kamyoncu da çevirmen de. İkisi de oturduğu yerden çalışır. Hem de

By |2018-03-16T14:35:11+03:00Mart 2nd, 2014|Categories: Çeviri üzerine, Yazı-yorum|Yorum yok