Söyleşiler

Ahmet Ergenç ile “Son Sözler” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Burroughs kitapları, Türkiye’de muzır neşriyat sayıldı ve bir süre bu davalarla anıldı. Onun son sözlerini ve hayatın her anına ilişkin düşüncelerini Türkçeye çevirmek nasıl bir deneyimdi? Ahmet Ergenç: Burroughs'un günlüklerini çevirmek aslında 'romanlarını' (tırnak içinde çünkü roman sınırlarını bulandırıp, aşan metinler bunlar) çevirmekten çok farklı değildi. Günlüklere de aynı kapalı ve parçalı

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Ahmet Arpad ile “Mektuplaşmalar 1912-1942” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Stefan Zweig’in yapıtlarına, hayatına ve diline hâkim bir çevirmen olarak, onun bir kitabını daha Türkçeye kazandırmak sizin için ne ifade ediyor? Ahmet Arpad: Ben, Zweig’ın öyküleri ve denemelerinin yanı sıra değişik mektuplaşmalarını da çevirdim. Zweig, tanıdıktan sonra mutlaka sevilmesi gereken bir yazar! Hümanist, savaş karşıtı ve barışçıl olduğunu hemen hemen bütün eserlerinde

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Banu Pinter ile “XY” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Kitapta bir soruşturmanın etrafında dönen gizemli bir macera söz konusu. Bu metni çevirirken nasıl bir araştırma ve terim üretme süreci geçirdiniz? Banu Pinter: Kitabın baş kahramanı bir psikolog. Hem soruşturmaya hem de soruşturmayla bağlantılı olduğunu düşündüğü ve kendi başına gelen bir olayı psikolojik olarak inceliyor. Öyle olunca hikaye anlatımında bol bol psikolojik

By |2018-03-10T18:17:40+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Petek Demir ile “Duvar” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Filistin meselesine İsrailli bir çocuğun gözünden bakıyoruz bu kitapla birlikte. Onca acının yaşandığı bir düzene dair bir metinle uğraşmak bir çevirmen için nasıl bir araştırma ve hazırlık süreci gerektirdi? Petek Demir: Duvar beni en çok duygulandıran ve severek çevirdiğim kitapların başında geliyor. İçerik ve anlatım gücü açısından Dan Brown çevirilerimin önüne geçtiğini

By |2018-03-10T18:18:01+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Levent Cinemre ile “Oyun Teorisi ve Ortaklaşa Rekabet” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl “Oyun Teorisi ve Ortaklaşa Rekabet” kitabında “Coopetition” kavramını “ortaklaşa rekabet” olarak karşılamanız ve alana yeni bir terim kazandırmanız gibi, çeviri yaparken dilde bulunmayan bir terim türetmeniz gerektiğinde nasıl bir süreç yaşıyorsunuz? Levent Cinemre: “Ortaklaşa rekabet” terimini, competition (rekabet) ile cooperation (işbirliği) sözcüklerinin birleştirilmesiyle oluşturulmuş co-opetition terimine karşılık olarak türettim. Bu terim, çevirdiğim

By |2018-03-10T18:18:01+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Begüm Kovulmaz ile “Zincap: Bir Dostluk Hikâyesi” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Hedef kitlesi çocuklar olan bir kitabı çevirirken yaşanabilecek güçlükler nelerdi? Begüm Kovulmaz: 1999'da yaptığım ilk çevirim Kipling'in İşte Öyle Hikâyeler'iydi. İyi çocuk kitaplarını çok sevdiğim için çocuk kitabı çevirmeyi de çok seviyorum, teslim süresinin elverdiğince özenli çalışmaya gayret ediyorum. Çocukken iyi kitaplar okumanın yetişkinlikte iyi kitap okumaktan daha önemli olduğunu düşünüyorum. Türkiye’de

By |2018-03-10T18:18:01+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Nüket Kantürk ile “Jacob – Gece Gezginleri 1” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl 6 kitaplık bir serinin ilk kitabı Jacob; daha sonraki kitaplarla bağıntılı bir durum var mıydı, diğer kitapları da inceleme şansınız oldu mu? Nüket Kantürk: Kitap, serinin ilk kitabı olduğu için diğer kitaplara bakmamı gerektirecek bir durum olmadı. Diğer kitaplarda, Jacob'da yer alan yan karakterlerin baş karakterler olduğunu okudum. Zaten ilk kitap, diğerlerinde

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Mehmet Moralı ile “Güney Denizi Hikayeleri: Pasif Öyküleri 1” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Tarihten siyasete pek çok alanda çeviriler yapan deneyimli bir çevirmen olarak, dilimize kıymetli eserler kazandırdınız. Peki, Jack London hikâyeleri bu çeviri yolculuğunuzun hangi noktasında duruyor? 1900’lerin başındaki Güney Pasifik’e doğru uzanan bu kitapta, ne tür çeviri çözümleri gerekli oldu? Mehmet Moralı: Tam da dediğiniz gibi, en baştaki iki bilim-kurgu romanı saymazsak, hep

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Deniz Keskin ile “Tokyo Uçuşu İptal” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Evrensel temaları işlerken, bir yandan da kültürel detaylara yer verilen ve pek çok yorumda “modern masal” olarak tanımlanan bir kitabı çevirdiniz. Değişen anlatıcılar ve kültürel öğeler çeviri sürecinizi nasıl etkiledi? Bu değişen üsluplara ve kültürel yaklaşımlara nasıl çözümler getirdiniz? Deniz Keskin: Kitapta üslubun, kültürel arkaplanın ve zaman zaman formun değişiklik göstermesi, bir

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Gül Özlen ile “Bay Heineken, Geçti, Kurtuldunuz!” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Gerçek bir olaydan esinlenen bir kitap bu. Aynı kaçırılma olayı sinemaya da uyarlanmış. Çeviri sürecinde bu metinlerarası bağlar size fayda sağladı mı? Amsterdam polisiyle içe içe geçen bu metinde, kavramsal zorluklar yaşandı mı? Gül Özlen: Bira imparatoru Heineken’in kaçırılması daha önceden iki defa Hollandalı bir gazeteci tarafından kaleme alınmış ve kitap olarak

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok

Sabri Gürses ile “Sosyal Bilimlerde Yaklaşımlar ve Metodolojiler” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl Rus edebiyatının kıymetli eserlerini dilimize kazandırdınız, Zizek’in Paralaks’ını çevirdiniz, şimdi ise ders kitabı niteliğindeki bir sosyal bilimler kitabını çevirmek nasıl bir deneyimdi? Aslında benim perspektifimden bakınca, türden türe geçiyormuşum gibi görünmüyor; kendi düşünce dünyamın içinde seyahat ediyorum. Başından beri edebiyat içinde kurama eğilimli oldum; kendi yazdıklarımda deneyselliğe yönelmem de bu yüzdendi. Hatta

By |2018-03-10T18:18:02+03:00Haziran 12th, 2017|Categories: Söyleşiler, Yazı-yorum|Tags: |Yorum yok