Altyazı-Seslendirme Çevirmenleri, Çevbir’de Örgütlenme Zamanı!

Altyazı-Seslendirme Çevirmenleri, Çevbir’de Örgütlenme Zamanı!

Ülkemizde hiç şüphesiz en zor koşullarda çalışan çevirmenler, altyazı ve seslendirme çevirmenleri. Korsan CD, korsan film diye gözü dönen televizyon kanalları, bünyelerinde çalıştırdıkları çevirmenleri bile isteye intihale zorluyor (Bir başka çevirmenin altyazı çevirisini seslendirme çevirisine dönüştürmenizi -veya tam tersi- istiyorlar, bu durum açıkça intihal olmasına rağmen bir de isim takmışlar; “altyazıya indirmek” veya “seslendirmeye indirmek” diyorlar.) Televizyonlara çeviri satan şirketler ise neredeyse korsanla aynı ücreti veriyor. Her gün cep telefonunuza reklam gönderen bu büyük televizyon şirketleri eser çevirmenleri vergiden muaf olmasına rağmen çevirmenlerinden “serbest gelir makbuzu” kesmesini veya daha da ileri giderek şahıs şirketi kurmalarını istiyorlar ve utanmadan yalan söylüyorlar! “Maliye böyle istiyor”muş! Hayır, maliye öyle istemiyor, telife binaen çalışmanız gerekirken sırf “telif” belasıyla (!) uğraşmamak için yalan söylüyorlar. Öyle ya, “teknik çeviri” hizmeti (yani örneğin bir çalışma kılavuzu) satın alıyormuş gibi göstermek istiyorlar.

Fransız ATAA meslek örgütü (http://www.traducteurs-av.org/droits_dauteur.htm) resmî sayfasında görsel-işitsel çeviri yapan çevirmenleri doğrudan “yazar” olarak niteliyor ve bu sebeple de bu çevirmenlerin maddi-manevi haklarının diğer “fikir eseri sahipleri” ile (yazarlar, besteciler vs…) haklarıyla bağıntılı olduğunun altını çiziyor. Peki “eli yüzü düzgün” bir çeviri kaç gün sürer? Profesör Georg-Michael Luyken 1991 yılında yaptığı önemli bir araştırmada “sahih” bir altyazı çevirisinin ortalama beş günde (40-50 saat) yapılması gerektiğini belirtir (Bizlerle tanışsaydı herhalde dünyası alt üst olurdu!). İşte aslında dublaj ve altyazı çevirisi ve çevirmenliği nedir sorusunun “kâğıt üzerindeki” mümkün olan en kısa açıklayıcı cevabı budur.

Yasal açıdan, FSEK’e göre altyazı çevirisi-edebi çeviri gibi bir ayrım yoktur. “Fikir eseri” olan her eserin çevirisi de “eser”dir. Çeviri, yasada “işleme eser” ve bunların sahipleri de “işleme eser sahibi” olarak geçmektedir. Üstelik telif hakkı hem maddi hakları hem de manevi hakları kapsar ve manevi hakların başında da çevirmenin adının esere yazılması gelir. Bırakın maddi hakları, bugün özel televizyonların hepsi ve dağıtımcı şirketlerin çoğu filmlerin sonuna çevirmenin adını yazmaktan kaçınmaktadır.

Siz altyazı ve seslendirme çevirmenlerinin sadece telif sorunu değil, günde saatlerce çalışmaktan dolayı boyun fıtığı, kronik bel ağrısı sorunlarınız da var. Televizyonlara tek başınıza karşı çıkamazsınız. bir sandalyede günde günde 8-10 saat daha kaç yıl oturabilirsiniz?

Çevbir’e gelin, birlikte hareket edelim! Çevbir sizin mali haklarınızı temsil etmeye yetkili tek kuruluştur!

Back to Top