İSKENDER, Fazıl “Çik ve Puşkin”

“Hakkında daha önce söylenmiş olanların sıradanlığına kapılmadan Fazıl İskender’le ilgili ne söylenebilir?
Fazıl mükemmeldir. Fazıl sanat zevkiyle fark edilendir. Fazıl espiritüeldir. Fazıl trajiktir. Fazıl, hakkında söylenenlerin hepsinden daha çok Fazıl İskender’dir. Kendi alanında tektir.”
– Natalya Ivanovna-
Fazıl İskender bireysel ile toplumsalı ustaca harmanlıyor, kesiştiriyor Çik ve Puşkin’de. Keskin gözlemleri, yalın betimlemeleri ve kusursuz portreleriyle, Abhazya’yı ve Abhazları bir çocuğun, Çik’in gözüyle resmediyor. Kendi çocukluğumuz kadar hınzır ve tanıdık ama bir o kadar da “yabancı” bir çocukluk İskender’in anlattığı. Bir çocuğun merak edip sorgulayabileceklerinin sonsuzluğu, felsefi irdelemelerin günlük yaşama uygulanmasıyla birleşip derinlik katıyor İskender’in öykülerine. Şair olmasının getirdiği duyarlık, öykücülüğün duruluğuna omuz veriyor. Hiç de yabancı olmadığımız bir toplumsal yaşamı, gelenekleri ve ilişkileri çocuk bilincinden aktarıyor: sorgulayan, tarafsız, meraklı… Çik ve Puşkin yalnızca bir çocuğun hayatı keşfi üzerine kurulan öyküler değil, 1917 Ekim Devrimi sonrası Abhaz ülkesine, Abhaz toplumunun yaşayışına gözlemci-gerçekçi bakışla tutulan bir ışık aynı zamanda…

Çeviren: Mehmet Özgül

İlk baskı: Da Yayınları, 2004.

Durum: Baskısı tükendi

Bu bölümde yer alan bütün çeviriler için Meslek Birliğimiz yetkilendirilmiştir.
İletişim için: cevbir.org@gmail.com