1947’de Bir Çeviri Atölyesi*

 

(Sam Lewis ve André de Richaud)

1947’de Akşam gazetesinin sayfalarında[1] bugünün okuru için heyecan verici bir “çeviri atölyesi” gerçekleşmiş. Vâ-Nû (Vâlâ Nureddin, 1901-1967) Sam Lewis (1885-1959) adlı bir Amerikalı sözyazarı ve müzisyenin “Lord, you made the night too long” adlı şarkısının bir Fransız dergisinde[2] André de Richaud (1907-1968) tarafından yapılmış çevirisine rastlamış ve oturup Fransızcasından Türkçeleştirmeye koyulmuş. Bundan sonrasını kendi kaleminden okuyalım:

“‘Şunun Türkçesi nasıl olabilir?’ diye bir meraka kapıldım. Gerek Fransızcasında, gerek İngilizcesinde ‘rabbe’ hitapla –‘sen’ demek mümkünken– ‘siz’ deniyor. Ben de evvela ‘Aslına tamamiyle uygun ve nesirvari tercüme edeyim’ düşüncesine saptım ve başladım.”

Bundan sonrası bir nevi çeviri atölyesine dönüşmüş:

“Odada bulunan Refik Halit üstadımız, ‘Ne yapıyorsun?’ diye yanıma geldi. Şiirlerin lafzı lafzına değil, behemehal selikaya [güzel söyleyiş] uygun tercüme edilmesi icabettiğini söyledi. Sonra karşı masadan –eski şairlerden– Şevket Rado dostumuz bize iltihak etti.”

Rado’nun da katkılarıyla şiirin bir ilk tercümesi ortaya çıkar (bkz. ekteki Çeviri Atolyesi dosyasında “Türkçe 1“). Bu atölye çalışmasının ardından çeviri metin, bu metni tercümeye belki de en uygun kişilerden Necip Fazıl’ın, ardından da dönemin “yeni” şairlerinden Celal Sılay’ın “nazarı dikkatine” sunulur:

“Ertesi gün Necip Fazıl Kısakürek’le yeni şairlerden Celal Sılay’a rastlayıp bu tercümeyi gösterdim. Arzu ettikleri rötuşu yapmalarını rica ettim.”

Fransızca tercümeyi beğenen Necip Fazıl metnin Türkçesi üzerinde çalışır ve birtakım değişiklikler yapar (bkz. aynı dosyada “Türkçe 2”). Celal Sılay’ın ise çeviri üzerinde çalışmadığı, sadece öznel yorumlarda bulunduğu anlaşılıyor. Olan biteni bu şekilde anlattıktan sonra, bu “kalem tecrübesini” okura sunmak için bahane arayan Vâ-Nû sözlerini şöyle bağlar:

“Celal Sılay, serbest nazım denen usulle eser yazan şairlerimizden olduğuna göre, bu tercüme tecrübeleri, belki de serbest nazımcıların mısra telakkileri hakkında bir fikir verir diye yukarıki tercümeleri bir vesika saydım.”

İyi ki de saymış. Bugün de edebiyat tarihi için bir vesika sayılmayı hak ediyor bu yazı. Yapılan çeviri ve değişiklikler üzerine birtakım yorumlarım için bkz. ekteki Notlar.

Şarkıyı Louis Armstrong’un sesinden dinlemek isterseniz: https://www.youtube.com/watch?v=ByK16U5Cs-k

Savaş Kılıç

* Bu yazı ilk olarak Ç.N. dergisinin son sayısında (no. 17, 2013) yayımlanmıştı.

[1] 12 Mart 1947, “Akşamdan Akşama: Şiir Tercümesi”. Kendi araştırmaları sırasında bu yazıya rastlayıp merakımı bildiğinden benimle paylaşmış olan Tuncay Birkan’a teşekkür ediyorum.

[2] Adı belirtilmemiş. Ama Direniş sırasında yayımlanan ve Eluard’ın “Özgürlük” şiiri gibi metinlere yer vermiş olan Fontaine dergisi olduğunu tahmin ediyorum. Koleksiyonuna kolay erişilemeyen dergiyi Türkiye’de bulup kontrol etme imkânım ne yazık ki yok.