Seda Çıngay ile “Bob’un Armağanı” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl

Aynı yazarın Bob’un Dünyası isimli kitabı da sizin çevirinizle yayımlanmıştı. Aynı seriden iki kitabı çevirmenin, bir çevirmen açısından zorlukları ya da kolaylıkları nelerdir?

Seda Çıngay: Aynı seriden iki kitabı çevirmenin kolaylıkları zorluklarından fazla. Zorluk olarak şunu söyleyebilirim, devamlılığı sağlamak açısından ilk kitapta (kitaplarda) kullandığınız kelimeleri kullanmak gerekiyor. Örneğin birinin lakabını ilk kitapta nasıl çevirdiyseniz ikincisinde de aynı şekilde çevireceksiniz. Çeviriler arasında fazla zaman geçmediyse hatırlamak kolay tabii ancak iki kitap arasında uzun süre varsa dönüp kontrol etmek gerekiyor. Bu da iyi bir hafıza gerektiriyor, çünkü bir kavramın önceki kitapta geçip geçmediğini hatırlamanız lazım ki dönüp bakasınız. Öte yandan kolaylıklar daha fazla. Bir çeviriyi bitirdikten sonra diğerine başlamak için insanın zihnini iyice bir temizlemesi, bitirdiği kitabın atmosferinden kurtulup yeni kitaba ayak uydurması gerekiyor. Seri kitaplar çevirirken böyle bir sorun yok, alışkın olduğunuz atmosfere giriveriyorsunuz. Çeviride zorluklar, kelime oyunları varsa bunları zaten daha önceki kitaplarda halletmiş oluyorsunuz, yeni zorluklar pek çıkmıyor karşınıza. Kahramanların karakterini, dilini, üslubunu biliyorsunuz, o nedenle çeviri daha kolay ilerliyor.

Bob’un Armağanı bir Noel macerası. Eklemeler, açıklamalar ya da kültürel düzenlemeler yapmanız gerekti mi?

Seda Çıngay: Kültürel düzenleme gerekmedi. Noel macerası ancak dinsel referans hemen hemen hiç yok, dolayısıyla o açıdan zorluk çekmedim. Birkaç dipnot koymam gerekti tabii, bunlar da kitapta geçen şarkı, film ve kitap isimlerinin tercümesiydi. Onun dışında İngiltere’de hayvan bakımıyla ilgilenen kuruluşların ismini açıklamam gerekti tabii. Örneğin RSPCA deyip geçemiyorsunuz, hayvanlara kötü muamele edilmesini önlemek için çalışan bir dernek olduğunu açıklamanız gerekiyor. Tabii bazen bu tür derneklerin/örgütlerin Türkiye şubeleri oluyor, onu araştırıp Türkiye’de kullandıkları ismi bulmalısınız. Büyük bir zorluk yaşadığımı söyleyemem. En sıkıntılı nokta İngiltere’de Noel’in ertesi gününe verilen “Boxing Day” unvanının bizde bir karşılığı olmamasıydı. Mecburen Noel’in ertesi günü diye çevirdim.

Çok tatlı bir hikâyeydi, zevkle, severek çevirdim. Bob’un yeni maceralarını dört gözle bekliyorum.

(2015)