Seda Çıngay ile “Kan Yolu” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl

Bu hem bir aile hikâyesi hem de bir gerilim romanı. Okuyucunun elinden bırakamayacağı bu macerada bir çevirmeni en çok zorlayan noktalar nelerdi? Söz konusu kurumların ve yapılanmaların Türkçede karşılıklarını bulmak sorun oldu mu?

Seda Çıngay: Kitabın dili bu tür kitaplardan bekleneceği üzere sade ve basitti. Olaylar hızla akıyor ve kitap da bize bu olayları anlatıyor, o nedenle çevirinin beni hemen hemen hiç zorlamadığını söyleyebilirim. Diyaloglar bol ve fazlasıyla Amerikanvariydi, o yüzden dublaj Türkçesinden uzak durmak için elimden geleni yaptım. Yoksa sayfalar “Hey dostum senin derdin ne?” sorularıyla ve “Lanet olsun!” ünlemleriyle dolabilirdi. Bazı örgütlerin ve kurumların Türkçe karşılıkları yok, onları mümkün olduğunca gözü kulağı yormayacak, uygun düşecek şekilde çevirdim. Serinin devamı da var, o kitabı da ben çevirirsem aynı karşılıklara sadık kalacağım tabii.

(2015)