Banu Pinter ile “Hücre” çevirisi üzerine

Banu Pinter ile “Hücre” çevirisi üzerine

Çeviri: Damla Göl

Yeni çeviriniz İskandinav polisiyesinin örneklerinden biri. İskandinav kültürüne özgü terimler çıktı mı karşınıza?

Banu Pinter: Bu, aynı zamanda senaryolaştırılarak filmi de çekilmiş bir roman. Üstelik kitabın yazarı da, Danimarkalı olmasına rağmen, ‘çok satan’ kitaplar yazan, romanları 40 dile çevrilen biri. Öte yandan, repertuarını da ağırlıklı polisiye romanlar oluşturuyor.

Tüm bu sebeplerden olacak, fazla yerel ifadelere, kültürel bağlamlara yer vermeyi tercih etmiyor anladığım kadarıyla. O nedenle, isimler ve yerler haricinde Danimarka’ya özgü fazla bir ipucu verilmemişti kitapta.

Sürükleyici ve gerilim odaklı bir çeviri yaparken, çevirmen neler hisseder? Kitabın tamamını okur musunuz çeviriye başlamadan?

Banu Pinter: Sürükleyici ve gerilim dolu kitapları çevirmek, aynı onları okumak gibi heyecan verici. Sonunu merak ederek ilerliyorsunuz çalışırken de. Eh, tabii çeviri yapmak, kitap okumak kadar hızlı yapılamadığından heyecanın miktarı da uzayan zamanla birlikte artıyor.
Çoğunlukla, kitapları önceden okuyup sonra çevirmek gibi ‘bol’ bir zamanımız olamıyor ne yazık ki, fakat ‘son okuma/ düzeltme’ dediğimiz gözden geçirme kısmı elbette, bu işin olmazsa olmazı. Ama tabi bu gözden geçirme, kitabı çevirdikten sonra yapıldığı için, çeviri yaparken hikâyenin çözülme kısmını heyecan içinde beklemekten başka çare kalmıyor çevirmene de.

(2016)

Back to Top