Gül Özlen ile “Arka Ev’den Hatıralar ve Hikâyeler” çevirisi üzerine

Gül Özlen ile “Arka Ev’den Hatıralar ve Hikâyeler” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl

Savaş dört bir yanı dağıtan koca bir yangın ve biz bu yangını bir çocuğun dilinden okuyoruz. Bu yarım kalmış öyküleri, yarım kalmış bir hayatı çevirmek nasıl bir deneyimdi?

Gül Özlen: Anne Frank’ın Hatıra Defteri birçok okur tarafından bilinir. Bu yeni çıkan kitapta hem Hatıra Defterinden bazı bölümler bulunuyor hem de Anne’nin, yazmaya meraklı bir kız çocuğu olarak, kaleme aldığı hayali hikâyeler yer alıyor. Hikâyelerinde hayatını çevreleyen yangından açıkça söz etmiyor. Yazdıklarında beni en fazla gelecek günlerin daha iyi olacağına duyduğu inanç etkiledi. Artık gidemediği okula duyduğu özlem, yazdıklarının bir gün yayınlanacağını ümit etmesi, kendisinin de aynı kaderi paylaşacağını muhtemelen bilerek şans eseri ondan önce götürülen arkadaşına duyduğu üzüntü çok etkileyici. Bilindiği gibi hem Hatıra Defteri hem de yarım kalmış hikâyeleri onun Bergen-Belsen toplama kampında ölmesinden çok sonra babasının çabasıyla yayınlanabildi.

Dönemin dili, bir çocuğun üslubu çeviri sürecini nasıl etkiledi?

Gül Özlen: Dönemin dilinden ziyade yazılanların on üç yaşlarında bir kız çocuğunun kaleminden çıkmış olması çeviride bazı zorluklara yol açtı. Hikâyelerinde birlikte yaşadığı kişilere, ailesi dâhil, verdiği adlar, kimin kim olduğunu çözmek, ayrıca yine yaşından kaynaklanan dil hatalarını Türkçeye nasıl yansıtmalı gibi konularda zorlandım.

Umarım bu kitap, sadece 70 yıl kadar önce yaşanmış olan bu vahşetin tanığı ve kurbanı olmuş bir kızın hayal dünyasını öğrenmek isteyen okurun beğenisini kazanır.

(2016)

Back to Top