Mehmet Moralı ile “Batı Biliminin Öyküsü” çevirisi üzerine

Mehmet Moralı ile “Batı Biliminin Öyküsü” çevirisi üzerine

Söyleşi: Damla Göl

Batı biliminin tarihini ele alan bu kitabı çevirmek sizin tercihiniz miydi? Farklı konuları bir araya getiren bir çeviri nasıl bir araştırma süreci gerektiriyor?

Mehmet Moralı: Öneri benim değil, ama tercih benim. Birkaç kitap arasından, evvelce kitaplarını çevirdiğim bir yazar olduğu için bu kitabı seçtim. Daldan dala geçildiği için, bazı zorlukları var, birkaç bilim alanına aşinalık gerektiriyor, lakin kitap konuların uzmanı olmayan, meraklısına hitaben yazıldığından, gene de bu zorluk fazla olmadı, üstelik yazar dili çok düzgün, anlatımı çok akıcı birisi, dolayısıyla keyifli ve sancısız bir süreç oldu diyebilirim.

Bilim terminolojisinde uzlaşmalar, anlaşmalar veya tercihler söz konusu olabiliyor. Kullanacağınız terimleri seçerken siz nasıl bir yöntem izliyorsunuz?

Mehmet Moralı: Evet, maalesef, özellikle sosyal bilimlerde, ama genelde hepsinde, Türkçe terimlerin üretildiği değil, çevrildiği dil olduğu için bu terimler farklı farklı kişi ve kurumlarca farklı oluşturulabiliyor. Çeviri yaparken en yaygın olanını tercih etmeye ve tutarlı olmaya çalışıyorum. Fen bilimleri altyapısına sahip olmam da fen bilimleri alanında çeviri yapmayı kolaylaştırıyor, bu kitap da öyle, bilim darken, tıp, matematik, biyoloji, jeoloji gibi fen bilimleri söz konusu, dolayısıyla rahat bir çeviri oldu. Kitap editörünün de fen bilimleri alanından olması, işi kolaylaştırdı.

Yaptığınız çevirilerde editörlerinizle nasıl bir ilişki kurarsınız? Piyasada sağlıklı bir editör-çevirmen ilişkisi mümkün mü?

Mehmet Moralı: Tesadüf müdür bilmem, ama benim her zaman editörlerimle iyi bir ilişkim olmuştur, herkes kendi görev ve yetki sınırlarının bilincinde olduğunda, editör-çevirmen ilişkisi sağlıklı ve verimli olabiliyor. Önemli olan, egoları yarıştırmadan, nihai hedefi gözden kaçırmadan çalışmak.

(2016)

Back to Top