“Çevirmen Kamyon Şoförüdür”

“Çevirmen Kamyon Şoförüdür”

Mahir ÜNSAL ERİŞ

mahir_metin

 

Aynı Yolun Yolcuları

Çevirmenlik, kamyon şoförlüğüdür efendim. Dünyada birbirine bu kadar uzak görünüp bu kadar benzeyen iki meslek daha yoktur. Bir kere her şeyden önce her ikisi de yalnızdır işinde. Bir işi alırken görür işin sahibini bir de işi teslim ederken, kamyoncu da çevirmen de. İkisi de oturduğu yerden çalışır. Hem de ne oturmak. Bazen öyle bir anda farkına varır ki ne kadar zamandır orada oturduğunun, kaç saattir uyumadığının; işte o an bir kez daha yaklaştırır bu iki mesleği birbirine.

Çevirmen de kamyon şoförü de saatlerce gözünü ayırmadan bakar önünde uzayıp giden saatlere. Birinin ellerinin altında bir enigma gibi yatan klavye, diğerinin ise koca direksiyon gözlerini önlerine dikip seyrederler; biri yolu, biri monitörü.

İkisi de işten sayılmaz halk içinde. Birine derler ki, “aman topu topu bir direksiyon, bir vites, üç de pedal; oturduğun yerden para kazanmak iş mi”, ötekine de “oturduğun yerden, home’a ev de ev’e home, gelsin paralar”. Genellikle de bu iki meslekten birini yaptığını söylemek cesaret ister uluorta. İkisini de anneler-babalar evlatlarının meslekleriyle övünebilecek kadar yüksek sesle söyleyemezler sağda-solda.

Yalnızdır çevirmen, tıpkı kamyon şoförü gibi. Günlerini gecelerini yapayalnız geçirir. Öyle ki insan içine karıştığında bile ne yapacağını kestiremez genellikle. Çünkü onun günlük hayatında gördüğü insanlar çok büyük çoğunlukla yalnızca meslektaşlarıdır.

Gecesi gündüzü de yoktur her ikisinin de. Bazen gündüz vakti oturduğunda işinin başına öyle bir anda farkına varır ki ne kadar zamandır yolda olduğunun, gün yeniden ağarmıştır bile. Düz yol sıkar ikisini de, uykusunu getirir belki de. O yüzden severler dönemeçleri, yokuşları, inişleri, afili hareketleri arada bir.

İş kıyafeti, üniforma gibi dertleri yoktur her iki işin de. İstenirse pijamalarla, don gömlek bile yapılabilir. Ne patron bekler başında, ne amire hesap verilir. Herkes işin zamanında ve eksiksiz olarak teslim edilip edilmediğiyle ilgilenir çünkü her iki meslekte de.

Hem çevirmenin hem de kamyon şoförünün yaptığı iş başlıbaşına bir hobidir de aslında. Biri istemese de ne çok kitap okur, ne çok şey öğrenir umrunda olmasa bile. Ve diğeri ne çok yer gezer, gezesi olmasa da, ilgisini çekmese de. Hani çok okuyan mı bilir çok gezen mi derler ya, bahsedilenler çevirmenler ile kamyon şoförleridir ihtimal. Biri çok okur bilir, biri çok gezer bilir. Üstelik de para öderler bu hobileri için her ikisine de.

Ama parayı kendi istediğini okusun, gönlünün çektiği yere gitsin diye ödemezler genelde. Zaten her iki meslekte de işverene anlam vermek güçtür biraz. Çünkü her ikisi de merak eder genellikle, bu kadar şey ne işine yarayacak bu insanların diye.

Sözün özü, her ikisi de dünyanın yükünü taşırlar sırtlarında. Kendilerine ait olmayan bu şeyleri bir yerden bir diğerine aktarırlar. Bir ortak yanları daha vardır. Kamyon kullanmak her babayiğidin harcı değildir elbette.

 

 

Back to Top